YENİ ÇAĞIN DEĞERLİ MADENİ YAZILIM
 
Ya geleceğimizi kodlarız ya da geleceğimiz kodlanır, seçim bizim.


      "Yazılım" ne kadar basit, olağan, sıradan bir sözcük değil mi? Ancak bu basitlik arkasında insanların "medeni insanlar" olarak yaşamlarını devam ettirmelerini sağlayan büyük gücü ne yazık ki gölgeleyemiyor. İnsanlar makineler çalışmaya devam ettiği sürece "medeni insan" olarak davranırlar, düşünsenize yarın sabah, tüm internet çökse, su arıtma sistemleri, geri dönüşüm, çöp toplama sistemleri, enerji üretim ve seri imalat sistemleri çökse ne olur? Çok basit bugün birbirilerine insan davranan insanlar su sıralarında, ekmek, pazar ve yakıt kuyruklarında birbirlerine teşbihte hata olmasın "hayvan" gibi davranmaya başlayacaklardır. Bu yüzden makineler insanların kısmen medeni kalmalarını sağlarken, yazılımlar da makinelerin sürekli ve verimli çalışmalarını sağlamaktadırlar.
      Fakat yazılım beraberinde bir takım sorunları da getirecektir, daha çok otomasyon, daha az insan gücü bu da daha çok işsizlik olarak sonuçlanacaktır. Bu durumda belki önceleri 1000 kişinin çalıştığı bir üretim merkezi bir avuç yetenekli insan ile idare edilebilir hale gelecektir. Modern tarım bile muhtemelen insandan bağımsız hale gelecek ya da insansızlaştırma en yüksek noktaya taşınacaktır. Bu durumda toplumda hiçbir işten anlamayan işsiz güçsüz tipler ortaya çıkacak bu da genel olarak toplumda bir kaos ya da anarşi ortamının ortaya çıkmasına neden olacaktır. Şimdi bazıları buraya yazdıklarımı "Kırgız / Rus yazar Cengiz Aytmatov' un bilim kurgu öyküsü" olarak niteleyebilirler, evet bu kısmen kabul edilebilir bir yorum olsa da gelmekte olan gelecek ne yazık ki buraya yazdıklarımdan bile muhtemelen daha acımasız olacaktır. Çünkü yakın gelecekte ki bence önümüzdeki bir kaç on yılda tekrara dayalı işlemler insansızlaştırılacaktır. Çünkü makineler uyumazlar, yorulmazlar, itiraz etmezler ve sigorta poliçleri ya da emeklilik ikramiyeleri yoktur.
       Yazılımın buradaki kilit önemi ise makinelere hayat veriyor olmasıdır yani yazılım ile aynı makinede farklı bir iş için değişimler yapılabileceği gibi, aynı iş için aynı makineye verimliliği arttırmak adına yazılımile farklı özellikler de kazandırabilir. Böylece yazılım ile makinelerimizde isteğimize uygun biçimde değişikliklere gidebiliyoruz. Tam bu noktada bizi büyük bir tehlike bekliyor aslında, yazılım aynı zamanda bir güvenlik ihlaline kapı açar. Diyelim ki fabrikanızda bir pompa var bu pompayı kontrol eden sistem birileri tarafından normal işleyişinin dışında çalıştırılarak bir patlamaya neden olunuyor ki bu tür işlemler sizin ve işinizin sonunu hazırlar, düşünsenize bunu bir de nükleer santral üzerinde soğutma sisteminde yapsalar neler olur? Neler? Bu durumda yazılım, şayet kodlayan siz değil iseniz ,güvenlik zafiyeti demektir. Haydi bie düşünelim; yazılım artık heryerde birinin kalp pilinde ya da birinin işitme cihazında, tıbbi cihazlarda, araçlarımızda ve tüm otonom sistemlerde, aslına bakarsanız adına sosyal medya dediğiniz mezhbahanede bile sürekli ölçülüyorsunuz, izleniyorsunuz ve pazarlanıyorsunuz (üzgünüm). Tüm bunların ise tek bir amacı var o da KONTROL.
        Aslında yazılımın kıymetini sözcüklere hapsetmek ne yazık ki büyük bir haksızlık olur. Tam bu noktada yazılım eğitimine gelecek olursak; ülkemde  öğrencilerimize bölümler tanıtılsa (ki yapılıyor ama....) onların da özgür iradeleri ile seçim yapmalarına imkan tanınsa bugün durum çok farklı olabilirdi lakin  bazı "cahil kafalar" buna şiddetle karşı çıktılar. Hatta ülkemde Biligisayar/Bilişim bölümünü kötülemek için "orada matematik çok", "sınıfı geçemezsiniz", "artık herkes bilgisayar billiyor, bitirince ne olacaksın? İşsiz kalırsın..." vb. gibi kara propagandalar yapıldı ve bunlar kulaktan kulağa yayıldı ve ne yazık ki bilişim bölümü yıllar içinde öğrencilerimizin tercih ettikleri bölümler arasında en son sıralarda yer aldı ve almaya devam ediyor. Bunun birkaç sebebi var:

  1. Mesleki eğitimi tamamen öksüz bırakıldı ve sistematik olarak milli eğitimimizden dışlandı ki bu çok değişik biçimlerde yapıldı. Fakat en yıkıcı olanı bu okullara gelen çocuklar; "adam yerine konulmadılar" ve dahi yüksek öğretim onlar için hayal oldu. Bu da kaliteli öğrencilerin bu okullardan uzaklaşmasına neden oldu. Zincirleme bir sosyal etikleşim başladı ve sosyo ekonomik ve eğitim düzeyi  alt-orta ailelerin çocuklarından "gidebilecekleri başka okul olmayanlar" bu okullara geldiler, zamanla ailelerin eğitim  ve ekonomik seviyesindeki yoksulluk ailelerin bölünmelerine bu da çocuklarımızda gözle görürülür bir eğitim-öğretim reddine ve onların davranışlarında şiddete sebep oldu.
  2. Matematik bilişim için elzemdir ki buna şaşmamak lazım matematik zaten doğanın hatta evrenin de dilidir. Ayrıca matematik sadece bilişim için değil tüm mesleki eğitim için gereklidir. "Ha! Bazılarına göre matematiğe gerek yok" ki hangi mesleki eğitim alanında matematik yok inanılır gibi değil...
  3. Matematik öğretimi (anadolu)meslek liselerinde  kıyıma uğradı. Sebep basit, 1. maddede ifade ettiklerime ek olarak öğrencilerin özgür iradeleri onlar farkına varmadan ellerinden alındı, meslek liseleri eğitim sisteminde dışlandı ve milli eğitimin teşbihte hata olmasın cerahatini toplayan okullara dönüştürüldü. Sonuç olarak öğrenci kalitesi sistematik olarak düştüğü için "matematik gereksiz bir ders" oluverdi.
  4. İngilizce öğretimimiz de ne yazık ki çağımız açısından bakıldığında beklenen düzeye hiç bir zaman ulaşamadı ve dahi çocuklarımız öz lisanlarını önemli ölçüde yitirdiler. "Türkçe bilmeyen insan nasıl İngilizce öğrenecek?" güzel soru değil mi? Tüm yazılımların yardım/destek bölümleri İngilizce dolayısıyla önünüzde cevher var ama işleyemiyorsunuz.
  5. Yazılım öğretiminde açık kaynak yazılımlara gereken önemi veremedik. O kadar ki free-software / özgür yazılım nedir? Bir türlü anlatamadık insanımız yazılımları kırarak kullanmayı hırsızlıktan saymıyor. Bu davranışı sergileyen adamın arabasının anahtarını kırıp/kopyalayıp götürseler ortalığı ayağa kaldırır...Halen bizde dini açıdan bile ne haram ne helal görüldüğü üzere pek yerleşmemiş durumda zira kim başkasının yazılımını gönül rahatlığı ile çalabilir ki?
  6. Bilişimde yazılım öğretimi konusunda geç uyandık, şimdiler de bazı söylemler var "şu kadar yazılımcı yetiştireceğiz" vb. Lakin bu o kadar kolay bir işlem değil ki yazılımcı dediğiniz adam kalifiye ve kaliteli bir adam marul değil ki 2-3 ayda yetişsin. Aferdersiniz unutmuşum,  aslında ülkemde bir dünya işsiz üniversite mezunu insan var bu nedenle maruldan bile kısa sürede yazılımcı yetiştirmek bu durum da mümkün olabilir. Özür dilerim.
  7. Ders geçmek her zaman öğrenmenin önüne geçti.Fakat şunu da belirtmek isterim bunca yıllık bir eğitimci olarak "ders geçmek sizin için dert olmasın derslerimizde öğrenmeye odaklanın arkadaşlar" söylemim ise hiç bir zaman karşılık bulmamıştır. Salt, acı gerçek.

       Gelmekte olan büyük bir iş gücü kıyımına neden olacak bazı meslek kolları kaybolurken yeni yeni meslek kolları ortaya çıkacaktır ve bu yeni meslek kollarının büyük bir bölümü ise yazılım bilmeyi zorunlu kılacaktır. Bugün ya birşeyleri olması gerektiği gibi yapar bu konuya gerekli önemi veririz ya da her zaman olduğu gibi "biz ki Pilevnede...." nidaları atmaya devam ederiz birileri bizim yerimize geleceğimizi kodlarlar. Şimdi kendimize şu soruyu soralım "Savaş müttefikimiz Almanya' nın teknoloji geliştimedeki konumu nedir? Bizim konumumuz nedir? Durum neden böyledir?"
Tüm bunlar benim milli eğitim camiasının bir neferi olarak, çalıştığım okul grubu olan Meslek Liselerinin içinde bulundukları duruma dair gözlemlerimdir, katılırsınız katılmazsınız bu tamamen size kalmış bir durum lakin bence gerçek bundan ibaret... Unutmayın bu sadece ama sadece benim gerçekliğim, belkide gerçekte durum çok farklıdır kim bilir? Araştıran, okuyan ve doğru bilgiye ulaşan bilir...

Her zaman kodlama öğrenmenin kaçınılmaz olduğunu söyledim ve artık kaçınılmaz gerçek kapımızı çalıyor, ne yazık ki geleceğin dünyasında kod okur yazarlığı olmayan insanların kendilerine iş bulmaları olduça zor olacak. Yeni dünyaya  hoşgeldiniz.